Anasayfan Yap   Favorilerine Ekle  E-Posta Tavsiye Et Iletisim
Bugün : 22 Kasim 2009   
 
   
 
Fettahdere Köyü Web Sitesi
 

Ana sayfa

Forum

Haberler

Download

Yazılar

Üyeler

Galeri

Mp3

Canlı Tv

Oyun

Ziyaretçi D.
 
Forumdaki Son cevaplar : Ekonomi ve Nüfus..(Emre_MUT) Sarız Genel..(Emre_MUT) Tarihte Bugün / 20 Kasım..(Emre_MUT) Tarihte 18 kasım..(ismailaydın) Tarihte 17 kasım..(ismailaydın) Erkek Mantığı..(kaYSeriLi) Böyle Bir Kız Resmi Hayatta Görmediniz B..(kaYSeriLi) NEREDE O ESKİ RAMAZANLAR’IN CEVABI..(tarık38) Fidan Dikim Klavuzu..(tarık38) Ah Şu Kadınlardan Çektiyimiz..(tarık38) BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR VİDEO ANLATI..(ismailaydın) Agaç dikmenin faydaları..(ismailaydın) Obamaya Afganistandan Kötü Haber Var..(ismailaydın) Tarihte Bugün / 2 Eylül..(ismailaydın) Irak da Kola İmalathanesi..(kaYSeriLi)
Kullanici Adi : Sifre : Hatirla :

      [ Fettahdere Köyü Web SitesiForum ] [ Yararlı ve İlginç Bilgiler ] [ Agaç dikmenin faydaları ]
ismailaydın
[Genel Sorumlu]



MSN : Yazmamis
Yas : 22
Mesaj sayisi : 323
Giris sayisi : 1048
Puani : 6
Konudan aldigi puan : 0
Puan verenler
Konuya Puan ver
Agac dikmenin faydalari


Muhterem Müslümanlar!

Allahü'-Teâlâ'nın biz kullanna ihsan ettiği nimetler, sayılmayacak kadar çoktur. Bunlardan biri de ağaçtır.

Ağaç, gölgesiyle sefa, meyvesiyle gıda, odunuyla hararet, ürünüy¬le ticaret vasıtasıdır. O, her şeyi ile büyük bir nimettir.

Evimizin çatısından kapısına kadar ağaca ihtiyaç vardır. Hayata göz açan çocuğun beşiği ve -hayâta veda eden ölünün tabutu hep ağaç istemektedir. Ağacın faydaları çok cepheli ve pek yaygındır.

Ağaç; yağmurların zamanında ve düzenli olarak yağmasına vesi¬ledir. Ağacı olmayan yerler, ya hiç yağmur almayarak bozkır haline gelir; yahut düzensiz yağış sebebiyle felâketlere sahne olur.

Ağaç, Kerim olan, Rahmanımızın kullan için açtığı bir rızık sof-rasıdır. Allah Teâlâ ağaçlarda biz kullarına çeşitli nimetler ihsan et¬mektedir, insanlar bu nimetlerden faydalanarak hayatlarını idame ettirmeye çalışmaktadırlar.

Yeşil dallı ağaçlara ibretle baktığımız zaman, bir çekirdekten ko¬ca bir ağacın nasıl meydana geldiğim düşünür, Aîlahü Teâlâ'mn kud¬retini müşahede ile bize olan ihsanının büyüklüğünü anlarız.

Ağaçsız dağların topraklan, yağmurların akıntısına kapılarak de¬relere iner; tepeler çıplak kalır. Sel suları, araziyi bataklık ve sazlık haline getirir. Sivrisinek ve benzeri zararlı hayvanların türemesine ve üremesine sebep olur. Sıtma ve benzeri hastalıklar çoğalır, halkın' sağlığı tehlikeye düşer.
Ağaç; esen rüzgârın hızını keser, yolların tozunu süzer ve terte¬miz bir havayı bize gönderir. Ayrıca toprağın değerli kısımlarının fır¬tınalarla tozuyup azalmasını önler.

Ağaç, sadece bir odun ve kereste olarak düşünülmemelidir. O sıh¬hat kaynağı, ticaret ve kazanç maddesidir.

Aziz mü'minler!

Cenab-ı Hak okumuş olduğum âyet-i kerimede buyuruyor ki:

«Ki onda (türlü) meyve (ler),. tomurcuktu hurma ağaç (lar) samanlı tane (ler), hoş kokulu nebat (lar) vardır» (1).

Ağaç, kökleriyle bir tulumba gibi suları çekerek bataklığı kuru¬tur, araziyi işlenebilecek hâle getirir ve toprağın verimini artırır. Ağaçsız ülkenin sıcağı- fazla, soğuğu çok sert olur. Ağaçlık yerlere bol yağmur düşer. Yağmur, cayırı geliştirir. Çayır ve çimen bol olunca hayvancılık ve buna bağlı ziraat kollan gelişir.

Ashâbtan Ebü'd-Derdâ (r.a.) Şam'da bulunuyordu. T3ir gün, ağaç diktiği sırada yanına bir kişi geldi ve:

«Sen Resûlullah'ın ashabından olduğun halde (böyle) işlerle mi uğraşıyorsun?» dedi. O:
«Acele etme, (işimi bitirip seninle konuşacağım). Ben Resûlullahı şöyle söylerken işittim»:

«Kim bir fidan dikerse on (un meyvesin) den gerek insan gferek-se Allah'ın yarattığı herhangi bir mahlûk yedikçe onu diken kimse için bir sadaka (ecri yazılmış) olur» (2).
Hazret-i Peygamberin bu hadîs-i şerifi, Allah'ın emirlerine sada¬katin ve taşanlara,- hayvanlara faydalı olmanın bir çeşit sadaka ol¬duğunu açıkça göstermektedir.
«Kim bir ağaç dikerse Allah Teâlâ o ağaçtan çıkacak meyve mik-darmca o kimseye ecir (vei sevap) yazar». (3), hadîs-i şerifi bu hu¬susu daha açık olarak ifade etmektedir
Ağaç dikmekte vâd olunan ecir ve uhrevî mükâfat ne kadar bü¬yük ise, ağaç kesmekteki tehdid-i Nebevi o nisbette korkunç ve deh-şet vericidir. Şu hadis-i şerife dikkat buyurunuz:

«(Halkın faydalandığı) bir ağacı keseni, Allah başı aşağı cehen¬
neme atar» (4).

Ağaç dikmenin ehemmiyeti çok ilerdedir. İnsan, ne kadar meşgul olsa ve yaşı geçmiş bulunsa bu vazifeyi ihmal etmemelidir. Resûlul-iah Efendimiz şöyle buyurmaktadır:
«Eğer birinizin elinde (dikeceği) bir hurma fidanı bulunurken kı¬yamet alâmetleri ayağa kalkarsa onu dikecek kadar ayakta durma¬ğa ancak gücü yetse bile o fidanı diksin» (5).
Yaşlı bir adam, ağaç dikmekle meşgul bulunduğu sırada oradan padişah geçiyordu. Bu, iki büklüm olmuş ihtiyarın ağaç dikmesinden memnun kaldığı için kendisiyle konuşmak ihtiyacını duydu ve dedi ki:
«Ey ihtiyar, ağaç dikiyorsun amma meyvesini göreceğini zannet¬miyorum». ihtiyar cevap verdi:

«Biz, dikilmiş bulduk ve yedik; bizden sonrakiler de bizim dikti¬ğimizden yesinler». Bu söz padişahın hoşuna gitti ve bir kese altın verilmesini söylemiş, ihtiyar adam:
«Başkalarının ağaçlan, bir mevsimde bir defa meyve verir, benim ağaç iki defa meyve verdi» demiş. Padişah vezirine bir kese daha al¬tın verilmesini emretmiş, vezir altını ihtiyara verirken padişaha:

"«Bu, gün görmüş ihtiyarın sözlerine hazineler yetişmez» diyerek hükümdarı oradan uzaklaştırmış.

Bir kimse, dikmiş olduğu ağacı sabır ve dikkatle büyütmeli ve meyve verecek hale gelinceye kadar üzerine düşeni yapmalıdır.
Cenab-ı Hak, şu âyet-i kerimelerde ağacın yağmuruna olan: ihtiya¬cını ve yağmurun nebatın yetişmesine nasıl vesile olduğunu bakınız ne beliğ bir üslûp ile açıklamaktadır:

«Hakikat biz o suyu (yağmuru) bol bol döktük. Sonra tonrağî iyi¬den iyi yardık. Bu suretle ondan daneler bitirdik. Üzünı (ler) , yonca (lar), zeytin (ler), hurmalık (lar), ssk ve bol ağaçlı (diğer) bahçeler, meyve (ler) nıer'alar bitirdik. (Bütün bunlan biz) hem sizi hem de davarlarınızı fâidelendirmek için (yaptık)» (6).

(4) Beyhâkl.
(5) Buhârl.
(6) Sûre-i Abese. 25-32.

Yüce mevlâmızın cennetten bahseden âyetleri de hep ağaçlar, -ınyveler ve yeşillikleri tasvir etmektedir. Şu halde ağaç iki ciha-•.ı zineti ve saadetidir

İslam dini ağaç dikmeye büyük önem vermiş ve bunun bir sadakayı cariye olduğunu beyan etmiştir.Peygamberimiz(SAV) bir hadisi şeriflerinde ”Kim insanların meyvesinden ve gölgesinden istifade ettiği bir ağacı dikerse,ondan istifade edildiği müddetçe onu diken kişiye sadaka sevabı yazılır” buyurmuştur.Unutmayalım ki insanların hayırlısı insanlara faydalı olandır.

Ağaç insan için çok önemlidir.Evimizin eşiğinden,çocuğumuzun beşiğine,hatta mezar tahtasına kadar ağaca muhtacız.Ağaç yurdumuzun yeşilliğe bürünmesini sağlar,Üzerinde yeşil olmayan toprak ise çoraktır. Başa güzellik veren nasıl saç ise,toprağa güzellik veren de ağaçtır.Bu bakımdan tarlalarımızın sınırlarını,evlerimizin bahçelerini ağaçlandırmak gerekir.

Peygamberimiz(SAV) kentlerin,köylerin etrafına ağaç dikmeyi öğütlemiştir.Hatta Medine şehrinde GABE adında bir koruluk meydana getirmiş ve buradan ağaç kesmeyi yasaklamıştır.Ağaç bir mezarın başına dikilirse,kabirde bulunan kişinin günahlarının affına sebep olur.Bir gün Peygamberimiz(SAV) bir kaç arkadaşı ile giderken yolda iki tane mezara rastlarlar.Arkadaşlarına “Bu iki mezar içinde bulunanlar azap içindedirler. Bana iki tane hurma fidanı getirin” buyurur.Arkadaşları iki tane fidan getirince birini bir kabrin başına birini de diğer kabrin başına diker, sonra da” Bu fidanlar yaş kaldığı müddetçe bunlara azap olmayacaktır” buyurur.Bu sebeple mezarlığa ağaç dikmek öteden beri bir dini gelenektir.Hatta mezarlıktaki ağaçları kimse kesmek istemez.Çünkü onları kesenin başına bir musibet geleceğine inanılır.Çünkü ağaç yaş kaldığı müddetçe kabir içinde bulunan kişinin günahlarının affına sebep olur.

Peygamberimiz(SAV) ağaç dikmenin önemini belirtmek için “Kıyamet kopacağı zaman bile elinizde bir fidan varsa ve bu fidanı ,kıyamet kopmadan önce yetiştirebilecekseniz durmayın ağaç dikin” buyurmuştur Ayrıca “Dikilen ağacın meyvesinden ve gölgesinden insanlar hatta diğer bütün canlılar faydalandığı sürece onu dikenin sevap defteri kapanmayacak ,kendisi ölüp gitse de Allah katında derecesi yükselmeye devam edecektir.” Allah elçisinin bu açıklamasında dinimizin ağaç dikmeye ve yetiştirmeye ,onu korumaya verdiği önemi açıkça görmekteyiz.

İnsan ağaçlık bir yere ,ormana girdiği zaman sanki lisanı hal ile bütün ağaçlar şöyle seslenir.Sakın bize kıymayın,bizi kesmeyin,bize acıyın,size pek çok faydamız var. Eğer bizi keserseniz toprak çoraklaşır.Yağmurlar sert yağar ve toprağı alıp g**ürür.

Ormanların pek çok faydası vardır.Çünkü orman yurdun su dengesini sağlar.İklimi yumuşatır.Yağmurların sert yağmasını,toprağın akıp gitmesini önler.Hele ormanın içine girilince renk renk çiçeklerin güzelliği ve onların kokuları insana bir haz verir.İnsanların dert ve sıkıntılarını giderir.İnsanı rahatlığa kavuşturur. İşte ormanın içindeki bu duyguya kapılma insanda hem ağaç sevgisini pekleştirir,hem de ağacı koruma duygusunu geliştirir.

Atalarımızın” Yaş kesen baş keser” sözü ormana ve ağaca verilen önemi gösterir.Hatta Fatih Sultan Mehmet’in “Ormanlardan bir dal kesenin başını keserim” sözü de ağaca verilen önemi göstermektedir.Ayrıca ağaç çocuğumuzun beşiği,kapımızın eşiği, ve çorbamızın kaşığıdır. Hatta sabahları okuduğumuz gazetenin,çocuklarımızın kitap ve defterlerinin okuduğumuz Kur’an-ı Kerimin temel maddesi de ağaçtır.

Şu halde ormanlarımızı koruyalım.Onları yakıp,kül etmeyelim.Bilelim ki orman yanınca sadece ağaçlar değil,orman içinde bulunan tüm canlılar da yok olmaktadır.Bu bakımdan orman yakmak çok büyük günahtır.Milli servetimiz olan ormanlarımızı korumak her insanın görevidir.

Peygamberimiz (sas), yeşilliğe öylesine bir değer vermiştir ki, bırakın çevreyi yeşillendirmeyi, mezarların üzerini dahi yeşillendirmeyi emretmiş, bu konuda düşündüren örnekler de vermiştir.

Nitekim bir gün yanından geçtiği bir mezarın içindekinin azap çektiğini keşfedince hemen getirttiği hurma fidanını mezarın üzerine dikip ikaz etmiş:

-Bu yeşillik bu mezarın üzerinde Allah’ı zikir ve tesbih ettiği sürece içindekinin azabı azalır, yahut da kaldırılır!..

İşte bu açıklama, yeşilliğin dünyadan başka ahirette dahi faydası olduğunun açıklamasıdır, denilebilir. Bundan dolayı fıkıh alimleri, mezarların üzerine yeşilliği önleyen beton dökmenin uygun olmadığını bildirmiş, Allah’ı zikreden ağaçlarla dolu park gibi yemyeşil mezarlıklar meydana getirmeyi sağlamışlardır.

İsra Sûresi’ndeki ayetin manası da bunu ifade etmektedir:

- Bütün varlıklar ve yeşillikler Allah’ı zikir ve tesbih ederler!..

Öyle ise yeşilliği yok eder, yahut da kurumasına sebep olursanız, Allah’ı zikredeni yok etmiş, yahut da kurumasına sebep olmuş olursunuz.

Hangi Müslüman Allah’ın zikrine mani olabilir? Yahut da böylesine bir tesbih sevabından mahrum kalmaya razı olur?

Nitekim bir kır sohbetinde Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri’ne talebelerinden her biri birer buket çiçek takdim ederken biri eli boş dönmüş.

-Koskoca kırda çiçek mi bulamadın? diye sitem edenlere de:

-Hangi çiçeğe yaklaştımsa Rabb’imizi zikir ve tesbih eder halde gördüm, koparıp da zikrine mani olmaya gönlüm razı olmadı, cevabını verince, hocasının takdir ve tebriklerine muhatap olmuş. Bu cevap da kitaplara geçecek değerde bulunarak bizlere kadar intikal ettirilmiştir…

İşte Müslüman’ın yeşilliğe yüklediği kutsal değer... Allah’ı zikir ve tesbih ediyor duygusuyla seyrettiği bahar yeşilliği...

Hele Efendimiz (sas) Hazretleri’nin fidan dikme konusunda bir hadisi vardır ki, ağaç dikme mevsiminde hatırlamamak mümkün değildir. Şöyle buyuruyor:

-Elinizde bir fidan bulunur da onu dikmek üzere iken kıyametin kopmaya başladığını anlarsanız, sakın ‘artık kıyamet kopuyor, fidan dikmenin manası kalmadı’ deyip de atmayın, dikin fidanınızı!.. Kıyamet kopacaksa sizin dikilmiş fidanınızın üzerine kopsun. Mahşerde, benim de dünyada dikilmiş bir fidanım var, diyebilesiniz!..

Dahası da var... Tarla, bağ bahçede çalışan ziraatçılarımıza bir müjde bu da... Ekin ekiyor, sebze, meyve dikiyor, mahsul yetiştiriyorsanız sevinin, mutluluk duyun... Çünkü yetiştirdiğiniz meyvelerle sadece para kazanmakla kalmıyor, aynı zamanda sevap da elde ediyorsunuz. Zira, sebep olduğunuz meyveli meyvesiz tüm yeşilliklerden zikir ve tesbih sevabı almak bir yana, ayrıca bunlardan:

-Müşteri alsa, hırsız çalsa, inek yese, sinek faydalansa!.. sadaka sevabı da alınacağı hadisle bildiriliyor!..

Evet, bundan hiç şüphe etmeyin. Efendimiz (sas)’in müjdesidir bu. Yetiştirdiğiniz sebze ve meyveden müşteri alsa, hırsız çalsa, inek yese, sinek faydalansa sadaka sevabı vardır yetiştirene!.. Bundan dolayı yeşillik yetiştiren köylüler ibadet niyetiyle çalışırlar işlerinde...

Sözün özü: Her tarafı yeşillendirilmiş bir ülke mi istiyorsunuz? Öyle ise insanların dinlerini öğrenmelerine destek verin, köstek olmayın. Göreceksiniz dinini öğrenen Müslüman, mezarların üzerine varıncaya kadar yeşillendirecek, hem ibadet aşkıyla, sevap kazanma şevkiyle de yapacak bu yeşillendirme hizmetlerini...



ismailaydın : 06.09.2009 06:46:46 Tarihinde bu mesaji düzenledi..
--------------------
06.09.2009 06:46:16
     

     

Foruma Açilan son 5 konu
Açan
Forum istatistikleri
Ekonomi ve Nüfus..
Emre_MUT
Sarız Genel..
Emre_MUT
Tarihte Bugün / 20 Kasım..
Emre_MUT
Tarihte 18 kasım..
ismailaydın
Tarihte 17 kasım..
ismailaydın
Forumdaki 12 Kategoride 140 Forum var, Bu forumlara açilan 874 Konuya 420 Cevap yazildi..
Kimler Bagli Bagli üye yok..
Iyiki Dogdunuz Nice yillara.. » herdem , » erdemm , » KARANFİL , 

2009 © fettahdere.somee.com
Loopus Web Design © 2007 Aspsitem
Bu sayfa: 0,41 saniyede yorumlandi.